Perşembe, August 7, 2008 - Sinekkız'ndan bi'öykü

‘’ben suçsuzum!’’ Bağırıyorum ve yüzüne fırlatıyorum iskambillerimi.bütün kağıtlar yüzünde patlıyor.yanıyor gözbebeklerin..oh olsun sana,James! Sen beni hiç hak etmedin ki… İki iblis giriyor içeri.kollarımın beni soymasına engel olamıyorum.sonra...sonra bir kumaş parçası uzatıyorlar bana.ama çirkin. ‘’ bu nedir?’’ diyorum. ‘’gömlek’’ diye yarım ağızla cevaplıyor iblislerden biri. ‘’giy artık gömleğini’’diyor James,çıplak durmamdan hoşlanmıyor iblislerin önünde,’’üşüteceksin…’’hala beni düşünüyor,aptal çocuk…yelkenlerim suya ha indi ha inecek.oysa ne çok kızmıştım James’e.Abarttım biraz sanırım,alt tarafı öldürdü beni.ya şimdi? Şimdide ağlıyor…ah James! Ah be adam… ‘’tamam tamam’’diyorum bıkkınlıkla ‘’affettim seni James.ağlama artık.’’ama durmuyor.daha da çok ağlıyor.o kadar çok ağlıyor ki,odanın tabanında su birikmeye başlamış bile… ‘’içini boşalt pek madem,rahatlarsın ha’’ diyorum,ayaklarımı ıslatan sudan hoşlanmasamda,anlayış kraliçesi olmaya çalışarak.bir yandan da gömleği giyiyorum.o çirkin şeyi giymezdim başka zaman olsa ama üşümeye başlıyorum.James’in gözyaşları çok soğukmuş…gülüyorum zoraki birazda,’’sanki ben değil sen öldün James! Bu ne hal,buz kesmişsin!’’ iblisler gülüyor.içerisi tiz ve çirkin gülüşmelerin yankılarıyla doluyor. ‘’ee ben giydim bu göleği.bu kadar mı?’’ İblisler tekrar gülüyor.yine aynı çirkin,tiz yankılar…titriyorum.hırsımdan James’e patlıyorum yine. ‘’kes şunu,James!ağlama artık…’’ oda suyla doluyor iyiden iyiye,diz kapaklarıma kadar çıkıyor buz gibi su.James durmuyor ama ağlıyor ve ağlıyor ve ağlıyor ve ağlıyor…sıkılıyorum feci. ‘’sevgilim ağlamasana! Boğulucaz bu gidişle! Hem bak…ah!’’lafımı bitiremeden kaburgalarımda keskin bir sancı hissediyorum,bir anlık nefesim kesiliyor.üzerimdeki göleğin yılan gibi davranıyor! Gövdemde sürünüyor ve gittikçe daha çok sıkıyor.su belime dek çıkıyor. ‘’Tanrım! James okyanus ağlıyorsun…yardım et de çıkarayım şunu! Lanet gömlek sıkıyor..’’ ‘’…’’ ‘’james! Hay aksi gömlek!’’ ‘’…’’ ‘’james!’’ gördüğüm şey karşısında çığlık atıyorum,James in beni öldürürken kalbime batırdığı bıçak,James’in gözlerinden akıyor yaşlarla birlikte! Kanıyor ya da. Su göğsüme kadar çıkıyor. İblisler gülüyor…tepem attı! ‘’kesin gülmeyi sizde iblisler!’’sonrada dalga geçiyorum kendi çapımda,’’bir ibnelik var sizde pehh’’ gülmeyi kesiyorlar. ‘’bir el atın da çıkarayım şunu,JAMES!’’ james’i göremiyorum artık,suyun altında kalıyor. su boynuma dek çıkıyor ve yükselmeye devam ediyor.gömlek daha da çok sıkıyor. Acıyla bağırıyorum,gömlek kemiklerimi unufak ediyor.canım feci yanıyordu. ‘’sen öldün’’ diyor iblislerden biri,gıcık gıcık. ‘’ee nolmuş?!’’ diyorum ters ters. Omuz silkiyor ‘’cehennemdesin…’’ diyor.acıyla kıvranıyorum,suyun üstünde kalmaya çalıştıkça canım daha da çok yanıyor. ‘’neden bahsediyosun? Oranın alevlerle dolu 666.666 derece bi yer olması gerekmiyor mu?!!’’ artık güçlükle soluk alıyorum ve yuttuğum sulardan dolayı öksüyorum.acı dayanılmaz bir hal alıyor. ‘’hayır ya..herkesin cehennemi farkılıdır tabii..’’ diyor iblis ukala ukala. ‘’ama bakın!’’ diyorum zorla ‘’bir hata olmalı ben bu kadar günahkar biri değilim!’’ İblis,cebinden küçük bir not defteri çıkarıyor ve okuyor. ‘’yazık…06.06.06 tarihinde,James adlı kişinin tüm günahlarını üzerine alabileceğini söylemiş,senin için ölürüm falan zırvaamışsın.’’ ‘’ama..ama…Allah kahretsin!’’ gözlerim kararıyor,soğugun binlerce kılıç olup,her hücreme saplandığını hissediyorum…vücudum tamamiyle suya batmıştı. 6 hafta,6 saat sonra…ayın 6 sı. ‘’yeni eviniz hayırlı olsun.’’ ‘’saolun…içim rahat değil gerçi,bir süre idare edeceğim artık.nolmuştu burada?’’ ‘’genç bir kız ölmüş.ceseti bulunduğunda şişmiş ve yosunlarla kaplanmış..’’ ‘’nasıl olur 4 duvar arasında?’’ ‘’kimsenin aklı almadı ki,James.’’ ‘’pekala görüşürüz sonra..’’ ‘’görüşürüz James’’
|